Blog

Sertleşme Sorunu Ne Kadar Yaygın?

Sertleşme sorunu yaşayan erkekler bu durumdan duyulan mahcubiyet nedeni ile sıklıkla bu durumu çevrelerinden gizleyebilmektedirler. Hatta sertleşme sorunu yaşayan pek çok hasta genellikle tam tersine, cinsel ilişkide sertleşme sağlama ve bunu sürdürebilme konusunda çok başarılı olduğu mitomanik yaklaşımlarına çokça şahit oluruz. Ancak özel bir tedavi almadıkça belirli yaş üstü erkeklerde sertleşme performansı mutlaka her geçen yıl azalmaktadır.

Kimi zaman bu çekinme hissi kişilerin tedaviye ulaşmalarını bile engelleyebilmektedir. Bugün muayene olan hastalardan birinin “Yaklaşık 20 yıldır sertleşme ve erken boşalma sorunu yaşıyorum ve sizi uzun zamandır (1-2 yıldır) takip ediyorum. Ancak bugün randevu alıp gelme cesaretini buldum” ifadesine nadir rastlamıyoruz. Hal bu olunca sertleşme sorununun toplumda görülme sıklığı net değerlendirilememektedir.

Ereksiyon Bozukluğuna Bakışın Tarihsel Değişimi

Ereksiyon bozukluğu durumunda erkeklerde eskiden daha fazla çekingenlik vardı. Daha önceleri sertleşme sorununun organik nedenleri (damarsal, nöronal, hormonal etkenler) tıp profesyonelleri de dahil olmak üzere insanlar tarafından fazla bilinmezdi. Bunda önemli nedenlerden biri de organik nedenlere bağlı günümüzdeki kadar hasta olmaması olabilir. Stres, anksiyete ve depresyon gibi sertleşmeyi etkileyen duygu durum bozuklukları günümüzdeki kadar sık olmaması da emosyonel nedenli sertleşme sorununun gündemde olmamasına neden olmuş olabilir.

Bu yüzden eskilerde ereksiyon problemi varsa neden; ne organik, ne de emosyonel olarak değerlendirilir, sadece “iktidarsızlık” olarak tanımlanan, kadın üzerinde erkeğin cinsel hakimiyet kuramaması olarak düşünülürdü. Tıpta impotance = güçsüzlük olarak isimlendirilen bu durum daha sonraki yıllarda “erectile dysfunction = ereksiyon bozukluğu” isimlendirilmesine dönüşmüştür. İktidarsızlık; erkeğin daha çok özgüven eksikliğine bağlı mental olarak hakimiyet kuramaması, domine edememesi, mental olarak güçsüzlük hissetmesi durumu ile oluşan ereksiyon sağlayamama ya da sürdürememe durumudur.

Ancak günümüzde özellikle beslenme bozukluğu, hareketsizlik ve stres nedenli ereksiyon bozukluğuna yol açan organik etkenler daha ön plandadır. Ereksiyon bozukluğunun daha çok organik nedenlerle oluştuğu yönünde bilinçlenilmesiyle ve erkeklerin yarısından fazlasında bu sorunun yaşandığının ortaya çıkması dolayısıyla artık bilinçli erkeklerin çoğu bu durumdan bahsetmekten çekinmez duruma gelmiştir. Kalp damarının daralmasına bağlı kalp krizi geçiren bir erkek nasıl bunu anlatmaktan çekinmiyorsa, penil damarlarının daralmasına bağlı sertleşme sorunu yaşayan erkek de bunu ifade etmekten artık doğal olarak anlamsız bir mahcubiyet hissi duymamaktadır.

Ateroskleroz ve Sertleşme Sorunu İlişkisi

Sertleşme sorununun en sık organik nedeni ateroskleroz (atardamar sertleşmesi ve daralması)dır. Ateroskleroz etkenlerinin toplumda görülme sıklığı, sertleşme sorunu görülme sıklığı hakkında kabaca bilgi verebilir. Aterosklerotik plaklar genellikle 28-35 yaş civarında başlar. Kilo fazlalığı, stresli yaşam, kötü beslenme, hareketsizlik, sigara kullanımı ve diyabet; aterosklerozu artıran en önemli etkenlerdir. Bu etkenler maalesef toplumumuzda sık görülmektedir ve sertleşme sorunu olan erkeklerin yoğunluğu hakkında kabaca fikir vermektedir.

Ateroskleroz ilerleyen dönemlerde kalp koroner atardamarlarında tıkanmalara neden olarak kalp krizlerine de yol açmaktadır. Kalp krizi sıklığı da yine özellikle son 20 yıl içerisinde artarak devam etmektedir.

Sertleşme Sorunu Hangi Yaştan İtibaren Başlar?

Sertleşme sorununun 40 yaş üstü her iki erkekten birinde olduğu düşünülmektedir. Ancak bu iki kişiden diğer erkekte de en azından cinsel sertleşme performansı azalmıştır. (Durumun daha net anlaşılması adına: 40 yaş üstü iki erkekten biri ölü, diğeri de yaralıdır…)

Sertleşme sorununda penil atardamarların birkaç saatliğine gevşemesi ile penil kan akımını artırarak sertleşme sağlayan ilaçlar vardır. Viagra, Cialis gibi eczanelerin birkaç rafından birini kaplayan ilaçların satılma sıklığı da, sertleşme problemi görülme sıklığı hakkında fikir verecek başka bir gösterge olabilir.

Sık Sorulan Sorular (SSS)

Sertleşme sorunu ne kadar yaygındır?

40 yaş üstü erkeklerin yaklaşık yarısında klinik düzeyde ereksiyon bozukluğu görülmektedir. Buna ek olarak diğer erkeklerin önemli bir kısmında da cinsel performans azalması yaşandığı bilinmektedir. Toplumda gerçek görülme sıklığı, konuya ilişkin çekingenlik nedeniyle olduğundan düşük tahmin edilmektedir.

Sertleşme sorunu neden gizlenir?

Tarihsel olarak ereksiyon sorununa yüklenen “iktidarsızlık” ve “erkeklik kaybı” gibi sosyal damgalar nedeniyle pek çok erkek bu durumu gizleme eğilimindedir. Ancak günümüzde sertleşme sorununun büyük ölçüde organik nedenlerle (damarsal, hormonal, nörolojik) oluştuğunun anlaşılmasıyla bu çekingenlik azalmaktadır.

Sertleşme sorununun en sık nedeni nedir?

En sık organik neden ateroskleroz yani atardamar sertleşmesi ve daralmasıdır. Kilo fazlalığı, hareketsizlik, kötü beslenme, sigara kullanımı, diyabet ve stres; hem aterosklerozu hem de ereksiyon bozukluğunu doğrudan tetikleyen başlıca risk faktörleridir.

Ereksiyon bozukluğu kalp hastalığıyla ilişkili midir?

Evet. Her ikisi de aterosklerozun farklı bölgelerdeki yansımalarıdır. Penil damarlarda görülen daralma ve tıkanma, koroner damarlardaki sürecin habercisi olabilir. Bu nedenle ereksiyon bozukluğu yaşayan erkeklerin kardiyovasküler risk açısından da değerlendirilmesi önerilir.

Sertleşme sorunu kaçıncı yaştan itibaren başlar?

Cinsel performanstaki azalma genel olarak 27-28 yaşından itibaren başlamaktadır. Aterosklerotik plaklar ise 28-35 yaş arasında oluşmaya başlar. Klinik düzeyde ereksiyon bozukluğu ise daha çok 40’lı yaşlardan sonra belirginleşmektedir.