Blog

NASIL KİLO VEREBİLİRİZ?

Bir kilo verme yöntemi gerçekten sağlıklıysa;

1. Kilo verme süreci kolay olur

Kişi çok zorlanmadan kilo verir. Eğer kilo verimi sırasında iştah ve açlık hisleri yüksekse, vücut bir nedenle direnç gösteriyor demektir. Vücudun bu defansı kişinin sağlığını korumaya yönelik olduğu için organik ve ya psikojenik olan direnme nedeni bulunmalıdır. Aksi taktirde kilo verme sırasında organik ve ya psikojenik olarak zararlı bir durum ortaya çıkabilecektir.

2. Kilo verme süreci yavaş olmaz

Buna neden olan hipotroidi gibi özel bir metabolik neden yoksa vücut yine sağlığını koruyabilmek için defans gösteriyor demektir. En sık rastladığımız neden esansiyel vitamin ve mineral eksiklikleri ve ya vücutta inflamasyon varlığına bağlı insülin direnci olmasıdır. Bunlar için sadece VİTAMİNOBALANCE kullanımı yeterlidir.

Uykusuz da en az bunlar kadar önemlidir metabolizma hızında. Gece uykusuzluk bir taraftan yükselen bazal kortizol seviyesiyle bir kontrainsüliner sistem hormonu olarak zarar verir, diğer taraftan gece yetersiz parasempatik aktiviteye bağlı gündüz de yetersiz sempatik aktivite oluşturarak bazal metabolizma hızının düşmesine neden olur. Uyku düzeninin sağlanması başta olmak üzere nörotransmitter dengesi için NOROBALANCE kullanımını öneriyoruz.

3. Süreç sırasında vücut zarar görmez

Kilo verme sonrası kişi daha sağlıklı olmalıdır. Ancak örneğin inflamasyon varlığında insülin direnci nedeniyle lipoliz baskılanır ve protein kaybı çok olur. Bu da kilo verme sırasında kasların kaybı ile güçsüzlük oluştururken kollajen ve elastin lif azalmasıyla sarkmalar da meydana getirir, karında ve yüzde sarkma da sık oluşur. Yağlardan serbestlenen toksinler inflamasyonu artırarak kan pıhtılaşma riskini de artırır. (retox krizi denilen bu durum obezite ameliyatlarından sonra inme ve koroner infarktüs bu nedenle sık olur) Önce inflamasyonun azaltılması gerekir (VİTAMİNOBALANCE‘ı inflamasyonu ve inflamasyon etkenlerinin vücuttan atımını kolaylaştırmak için geliştirdik)

4. Kilo verme kalıcı olur

Kilo verme öncesinde ve ya kilo vermeye başlanınca, inflamatuar etkenler vücuttan atılarak temizlenmeden ve/ve ya vitamin-mineral eksikliği tamamen giderilmeden sadece iştah azaltıcı iğne ve ya tabletlerle kilo vermek zor ve zararlı olmasının yanı sıra, ilaç kullanımının bitmesiyle 6 ay ila 2 yıl içerisinde verilen tüm kilolar hızla geri alınır.

Kilo vermek bir katabolizma reaksiyonu olduğu için, kişi mutlaka bir miktar zorlanma yaşayacaktır kilo verme sürecinde. Ancak bu kalori kısıtlaması sırasında, karbonhidratlı gıdalara normalden daha fazla istek uyandıran patolojik bir durumu varsa (inflamatuar nedenler: ağırmetal, yağ doku fazlalığı, barsak flora bozukluğu, diyabet hastalığı gibi nedenlere bağlı artmış inflamasyonla leptin/ghrelin oranı düşüklüğü ve/ ve ya psikolojik etkenler) ve ya vücut organizma fizyolojisine aykırı hareket edilmesi (gerekli vitamin, mineral, aminoasit, su ve lif yeterince olmayan bir kalori kısıtlaması diyeti yapıyorsa) kilo verme sırasındaki zorluk-iştah, “baş edilemez” seviyeye ulaşmaktadır. Bunlar için önlem alınmadan başlayan kilo verme süreçleri zararlıdır ve tehlikeli de olabilmektedir. Verilen kilolar da kalıcı olmayarak 6 ay ila en geç 2 yıl içerisinde tümüyle geriye alınabilir ki kimi zaman fazlası da alınır. (yo-yo etkisi)

Ancak bizim yaptığımız, başta bu patolojik inflamatuar yapı ve psikolojik etkenlere müdahale ederek ve gerekli vitamin, mineral takviyesi yaparak organizma için gerekli esansiyelleri vücuda kazandırarak, bu kilo verme sürecini çok kolay hale getirip aynı zamanda kalıcı ve sağlıklı olmasını sağlamaktır.

Ancak başta söylediğimiz gibi, bu katabolizma olayı sırasında karşımıza çıkacak aşılabilir düzeydeki zorlanmaya karşı, kilo vermenizi sağlayacak gerekli ana itici güç ve olmazsa olmaz etki ise “arzu ettiğiniz kilo-bedene ulaşmak istediğinizdir” Yani kilo vermek için kişi bize geldiğinde kilo vermeğe istekli, ancak bunu kendi başına saydığımız nedenlerden dolayı yapamıyor durumda olması en uygun kilo verme adayını tanımlar. Bizim de yaptığımız kişinin önündeki bu engelleri tamamen kaldırarak en başta süreci kolaylaştırmış olmak, bunun yanı sıra kilo verme sürecini sağlıklı ve kalıcı hale getirmektir.

Bu kısım çok iyi anlaşılmalı ki başarı için, kişi kilo verme sırasında bir sağlık merkezinden ne beklemesi gerektiğini ve süreçte hasta kendi rolünü tam olarak bilsin.

Başarılı bir Lipoliz süreci için gerekli olanlar

1. Hedef Kilo Belirleme

Ulaşmak ve yaşamak istediğiniz kiloyu belirlemeniz gerekir. Bu sadece tartı değeri değil, hacim olarak neye dönüşeceğinizi kafanızda netleştirmeniz önemlidir. Enson kaç yaşındayken ideal kilodaydınız? sorusu, sizin hacim olarak neye dönüşmek istediğiniz görüntüsünü daha kolay gözünüzün önüne getirir. O dönemde giydiğiniz kıyafet varsa onu çıkarıp yatak odanıza asın. (bu erkekler için genelde damatlık takım elbise, bayanlar için ise içine giremediği dar bir pantolon oluyor genellikle) Ve ya o yaştaki fotoğrafınızı bulup odanızda bir yere koyun.

“BEN BU KİLOYA, BU KADAR ZAMAN İÇERİSİNDE GELECEĞİM” kararlılık cümlesi kullanılmalı.

2. Vitamin ve Mineral Desteği

Açlığın nedenlerinden bahsederken fizyolojik açlıktan bahsettik. Gerekli vitamin ve mineraller alınmadan kilo verme süreci daha zor olarak bu vitamin ve mineralleri içeren gıdalara istek güçlü olur demiştik. Çünkü beden sağlığımızı kaybetmemizi istemiyor. Kişi bu durumda vücudun koruma refleksi geliştirerek oluşturduğu aşırı açlığı yense ve bir müddet yemese bile, bu maddeleri içeren gıdalara istek hiç gitmeyerek, ideal kiloya gelip diyet motivasyonu gündeminden gidince ve kişi kendisini serbest bıraktığı zaman tekrar bu eksik olan vitamin ve mineralleri içeren gıdaları çokça tüketerek eksiği kapatmaya çalışacak.

Bu yüzden kilo verme öncesi ve sürecinde VİTAMİNOBALANCE‘ı kullandırarak tedaviye alıyoruz. VİTAMİNOBALANCE var olan enerji sistemi ile ilgili vitamin ve mineral eksiklerini kapatacak ve ya kilo verme süreci başlayınca kısıtlanacak olan karbonhidrat alımına bağlı oluşacak vitamin ve mineral eksikliklerini de önleyecektir.

3. İnflamasyon Kontrolü

Diğer taraftan inflamasyon da mevcutsa önce mutlaka inflamasyonun önlenerek kilo verme işlemine başlanmalıdır. Aksi taktirde iştahı azaltan ve metabolizan olan hormonların baskılanması sonucu;

  • Aşırı acıklamadan dolayı kilo vermeyi çok zorlaştırır.
  • Kilo verme hızı da yavaşlar.

İnflamasyon nedenli insülin direncine bağlı;

  • Verilen kilolar proteinlerden gittiği için kas erimeleri ve sarkmalar oluşur.
  • Süreç sağlıksız olup vücuda zarar verir ve önemli tehlikeler de oluşturabilmektedir.
  • Vücut toksin yoğunluğunu düşürmek için diyet bitince (kendisini serbest bırakınca) verilen kilolar hızla tekrar alınacaktır.

VİTAMİNOBALANCE içerisindeki antiinflamatuar ve antioksidan extratlar, kullanıma başlayınca var olan inflamasyonu dengeler. Ancak bu süreç içerisinde glutatyon, fitoşelatörler, enerji sistemiyle ilgili vitamin ve mineraller inflamasyona neden olan toksinlerin detoksifikasyonuna yönelik çalışarak inflamasyon nedeni olan etkenleri vücuttan atımını kolaylaştırarak antiinflamatuar etkinin kalıcı olmasını sağlar.

4. Emosyonel Nedenler ve Nörotransmitter Dengesi

Fazla kilolu olmada önemli nedenlerden biri de kişilerin emosyonel nedenleri olarak sıraladığımız mutsuzluk, kaygı, stres-başa çıkamama, hayal kırıklığı ve yalnızlık olumsuz hislerini baskılamak için glisemik indeksi yüksek gıdaları fazla tüketmesi olduğunu daha önceki konuda konuşmuştuk. Buna yönelik de önlem alınması hem iştahın daha fazla kapanmasına hem de ideal kiloya geldikten sonra tekrar hızla kilo almayı önler. Bunun için de hastalara NOROBALANCE kullanımını tavsiye ediyoruz. NOROBALANCE bu etkiyi norotransmitter dengelemeyle yapar. Bununla birlikte uyku düzeni de oluşur.

NOROBALANCE kullanımının ilk ayında hastalar genellikle uykularıyla ve kendilerini daha iyi-huzurlu hissetmeleriyle ilgili memnuniyetlerini iletirken özellikle ikinci ayında ise hayatlarında olumlu daha uzun süreli gelişmeler olduğunu iletirler. “kardeşimle görüşmüyorduk, konuşmaya başladık”, “kedi fobim vardı, artık azaldı”, “dürtü kontrolüm zayıftı, şimdi kendimi daha fazla kontrol edebiliyorum” ve ya “iş motivasyonum ve çalışma başarım arttı” gibi geribildirimler verebiliyorlar. Bunun nedeninin de bozulmuş norotransmitter dengesinin normalleşmesinin sağlanmasıyla birlikte kişinin yüzleşemediği sorunları artık daha kolay ele alıp aşmasına bağlı olduğunu düşünüyoruz. Bu yüzden NOROBALANCE kullanımını bıraktıktan sonra da bu etkiler genellikle devam ediyor.

Profesyonel Bir Desteğe İhtiyacınız Var mı? Nasıl Anlaşılır?

Tabiki bir profesyonel destek alma imkanı varsa kişilerin bu yolu seçmesi, süreci daha kolay, sağlıklı ve kalıcı yapacaktır. Ancak vücut metabolik değerlerini gösteren basit birkaç testle de, profesyonel bir desteğin nekadar gerekli olduğu anlaşılabilir.

  • Hba1c: %6.5 üzeri iseniz şeker hastasınızdır ve burada süreç karışık olduğu için profesyonel bir merkeze ihtiyacınız çok büyüktür.
  • Hba1c: %5.7-6.5 arası ise süreç kısır döngüye henüz tam olarak girmediği için kendi başınıza da nisbeten kolay kilo verebileceğiniz bir dönemdesinizdir. Ancak profesyonel destekle kilo verme süreci çok daha basit olacaktır.
  • (Hba1c %5.7 altındayken) HOMA IR: 4 üzeri ise, kendi başınıza kilo vermek, Homa IR’nin 2’nin altında olmasından daha zordur. (homa ır; açlık kan şeker ile insülin değerinin çarpılıp 405’e bölünmesiyle ortaya çıkan oransal değerdir)

Bu Dönemde Kilo Vermeye Yardımcı Bir Metod Kullanabilir miyim?

Tabiki faydalı olur ancak bu ilaçlar bu alanda deneyimli bir doktor tarafından reçete edilmek kaydıyla. Ve de şu herzaman akılda tutulmalıdır ki, kilo vermek bir yokuş çıkma gibidir. Burada en büyük enerjiyi sağlayan ve ana güç kaynağı kişinin kilo verme isteği-motivayonudur.

Bunlara dikkat ederek kullanılabilecek bazı destekler kilo vermenizi kolaylaştırabilir.

Dünyada Kilo Verme İçin Hangi Destekler Kullanılıyor?

Önce bunların hepsini anlatalım. Sonra destek olarak hangilerini kullanabileceğinizi konuşalım.

1. Fentermin (Apipex ve Lomaira)

Yurt dışında Apipex ve Lomaira en çok bilinen markaları. Sempatomimetiktir. Amfetamine benzer yapısı da olsa daha çok adrenarjik aktiviteye sahiptir. Metabolizmayı artırma ve İştah azaltma özelliği vardır.

Spor yapmak kilo vermeye başladıktan sonra çok önemlidir. Çünkü yemeyi azaltınca vücut da yakımı azaltıyor. Metabolizma yavaşlayıp TSH hormonu artabiliyor. Kilo verme sürecinde 2-2.5 altında olmasını istediğimiz bu değer (TSH), günlük en azından 30dk tempolu hızlı yürüyüş ile ideal seviyede kalıyor. Böylece metabolizma hızının azalması engellenerek kilo verme hızımız yavaşlamayacaktır.

Spor yapılması ile artan adrenarjik aktivite, kişide insülin direnci yoksa bir miktar iştahın da azalmasını sağlamaktadır. Bu yüzden kilo verme programına başlayınca günlük sporu mutlaka öneriyoruz.

Bu ilaçtan gördüğümüz fayda da, spor ile artan adrenarjik aktivitenin oluşturduğu metabolizma artışı ve iştah azalmasını sağlamaktır. Ancak fizyolojik olarak yapılan spor ile hem dolaşım sisitemi hem de kas-iskelet sistemi çok büyük fayda görecektir. Bu ilacın kullanımı ile bu faydadan vücudun mahrum kalması yanısıra koroner sağlık bakımından bir miktar riskli olabilir. En basitinden taşikardi yapar.

2. Fentermin + Topiramat (Qsymia)

Fenterminin yanına iştahı daha fazla baskılamak için Topiramat eklenmiş hali. Topiramat bir antiepileptik, yani sara ilacı. Ağır bir ilaç olduğu için konsantrasyon güçlüğü, dalgınlık ve yorgunluk da beraberinde görülebiliyor. İştahı ve acıkmayı unutturur ama günlük yapılması gerekenleri de unutturması en büyük sorundur.

3. Naltrexon + Bupropion (Mysimba)

Acillerde kullanılan naloksan isimli bir ilaç vardır. Güçlü ağrılarda opioid ağrı kesici (morfin, dolantin-aldolan) verildiğinde olası solunum depresyonu gibi yan etkileri ortadan kaldırmak için kullanılır. Yarı koma halinde olan hastanın saniyeler içerisinde gözlerini açabilen bir opioid antagonistidir. Yani “ayıltıcı” etkisi var denilebilir.

Naltrexon da bir opioid reseptör blokorü ancak kullanıldığında, ağrı kesici ve alkol bağımlılığını azaltma etkisi bilinir. Buradan kabaca “ayıltıcı” etkinin otokontrolü artırdığını da anlayabiliriz. Bağımlılıklarda beynin ventral tegmental allanındaki (amigdala ve nucleus acumbens) dopaminerjik ödül merkezi olarak aktif rol oynar. Naltrexonun bu alandaki antagonizması ile bağımlılıklar üzerindeki etkisi üzerinden iştahın bağımlılık etkisine bağlı yönünü azaltır.

Bupropion bir antidepresandır aslında. Noradrenalin Dopamin Reuptake inhibitörü olarak geçer. Dopamin miktarını artırarak yine ventral tegmental alan üzerinden etkisini gösterir. Ülkemizde daha çok sigara bırakmada Zyban ticari markası çok reçete edildi. Bir de depresyon tedavisi için verilen serotonin geri alımını azaltan anti depresanlarda, cinsel istek azalması ve kilo alımı sık olur. Bu etkileri azaltmak için bupropion (Wellbutrin) çokça yazılır.

Ancak iştahın nedenlerini anlatırken belirttiğimiz gibi fazla yememizin nedeni gıdaların sadece keyif veren yönü değil, mutsuzluk-stres-kaygı, başa çıkmama gibi emosyonel nedenler olduğu gibi, vitamin-mineral eksikliğini ve inflamasyon gibi organik nedenler de vardı. Yapılacak tedavide bu yönlerin hepsine de dokunulmadıkça zayıflama süreci zor, yavaş ve vücuda zararlı olup verilen kilolar kalıcı olmayacaktır.

4. Orlistat (Xenical)

Lipaz inhibitörüdür. Aldığımız gıdalar içerisinde kalori değeri en yüksek olan yağların barsak tarafından emilimlerinin azaltılabilmesi için, parçalanmalarını sağlayan lipaz enzimin blokajını sağlar. Bu sayede emilim için yeterli küçüklükteki yağ moleküllerine parçalanamayan büyük yağ molekülleri emilemeden dışkıyla atılır.

Tek başına, inflamasyonu nötralize edip detoksifikasyon yapılmadan kullanımları anlattığımız nedenlerden dolayı fayda sağlamaz. Hatta aksine uzun dönemde kilo alımına bile neden olabilir. Çünkü vücudumuza aldığımız A, D, E ve K gibi çok önemli vitaminler yağda eriyen vitaminlerdir ve bu vitaminlerin alımında yağların önemi büyüktür. Orlistat kullanımıyla bu yağda eriyen vitaminlerin de barsaklardan emilimi azalarak eksiklikleri oluşur. Bu tür bir ilacın kullanımı düşünülüyorsa bile bu konuya çok dikkat edilmeli. Kilolu kişide genellikle karbonhidrat bağımlılığı ile kaliteli beslenilmemiş geçmişten dolayı genellikle önemli derecede vitamin ve mineral eksiği vardır. Sürekli açlık çekme nedenlerinden biri olan bu vitamin-mineral eksikliği durumu, yağda eriyen vitaminlerin alımının daha da azalması ile eksiklik açığı daha da artabilir.

Glikozidaz İnhibitörleri Akarbozlar (Glukobay) da bu yönde etki gösterek karbonhidrat emilimini azaltan bir ilaçtır. Kilo vermeye destek olmaktan daha çok glisemik indeksi yüksek gıdaların emilimini azaltarak şeker değerinin yükselmesini önlemek için antidiyabetik olarak kullanılır. Ancak bu da yine önemli bir mineral olan demirin emilimini yüksek oranda bozar.

5. Sibutramin (Reductil)

Burada şuan dünyada yasal üretimi olmayan, ancak insanların farkında olmayarak hala kullandıkları bir ilaçtan bahsetmemiz gerekiyor, Sibutramin. Daha önceleri özellikle Reductil ismi ile de ülkemizde de satışta olan bu ürün 2010 yıllarında taşikardi ile kalp krizi ve tansiyon yükselmesi nedenli felç risklerinden dolayı satışı yasaklandı. (adrenerjik etki ile fentermin ve noradrenalin etkisi ile bupropionda da bu yan etki vardır)

Özellik olarak bir anti depresandır. Presinaptik aralıkta Serotonin ve Noradrenalin norotransmitterlerinin artışıyla hem mutluluk hem de haz-ödüllendirme merkezleri üzerinden etki gösterir.

Yan etkilerinin yanı sıra, kişiler bu tür ilaçları kullandıkları dönemde yeterli vitamin mineral depolaması ve detoksifikasyon yapmadıkları için ve sürekli olarak bir madde ile norotransmitter artımı yoluyla iştahı baskıladıkları için, ilaç kesilince ve ya bir süre sonra ilaca tolerasyon gelişince, eskisinden daha büyük bir yeme iştahıyla verilen kiloların hepsini ve hatta fazlasını geriye alır. (yo-yo etkisi). İnflamasyonun retox etkisiyle tehlikesinden de bahsetmiştik.

Peki yasak olan bu maddeyi farketmeden nasıl tüketiyoruz? Her sene bahar aylarında bir zayıflama çayı çıkar yeni bir isimle. İçerisine iştah azalmasına etkisi çok zayıf olan yeşilçay benzeri birkaç masum bitkisel ekstrat da konulur. İmaj olarak da bu zayıf etkili madde ön plana çıkarılır. Ancak ürünün içerisine önemli bir miktarda, genellikle Çin ve ya Hindistan’dan getirtilen sibutramin de eklenir. Bu ürünleri zaten ciddi, hassas ve disiplinli çalışan ilaç şirketleri paketleyi kabul etmez. Bu yüzden kişiler böyle ürünleri merdivan altı firmalara paketleme yaptırırlar. Bu tür firmalarda zaten zararlı olan bu ürünü bir de kontrolsüz dozlarla (çoğu zaman kilo hesabı, yeterli homojenize sistemler olmadan) hazırlar. Yani etken madde olan sibutramin poşetlerden birine 15mg konulduysa diğerinde 50mg dozlarda eklenmiş olabiliyor. Bu yüzden komplikasyon oranları, sadece sibutraminden beklenen yan etkinin iki üç katına bile çıkabiliyor. Tarım Bakanlığı’nın ara ara yapmış olduğu kontroller sonucu hazırladıkları tağşiş ürün listelerini kontrol ettiğinizde sıklıkla bu maddelerin bulunduğunu görebilirsiniz.

İnternet pazar yerlerinde “haftada şukadar kilo verin, 15 günde bu kadar” gibi yüksek vaatlerle yapılan reklamlar genellikle bu maddeyi içeren ürünlere aittir.

6. GLP-1 – GIP: “Zayıflama İğneleri”

Bunlarda ortak mekanizma GLP-1 aktivite artışıdır. Glukagon Like Peptit olarak geçen ilaç aslında yalancı glukagon gibi çalışır. Glukagonun kan şekerini arttırmasına izin vermez ve buna zıt olarak insulin miktarı artar. Ancak bu maddenin bir özelliği de hipotalamik iştah merkezi üzerinde yaptığı inhibisyon etkisidir. Barsakların boşalmasını da geciktirerek de tokluk hissi oluşturur. Bazı türevlerinde GIP Glıkoz bağımlı insulinotropik Peptit de bulunur.

  • Exenatid (Byetta)
  • Liraglutid (Victoza – Saxenda)
  • Semaglutid (Ozempic – Wegovy)
  • Dulaglutid (Trulicity)
  • Tirzepatit (Mounjero, Zepbound)

Kullanılmaları Tarafımızca Önerilir mi?

Açlık ve kilo verme mekanizmasının sadece iştah azalmasından ibaret olmadığını detaylı anlattık. İnflamasyon nötralizasyonu ve inflamatuar etkenlerin detoksifikasyonu yapılmadan sadece iştah keserek kilo vermeye çalışma ile kas kayıpları ve yüz-karın bölgesi sarkmaları, vitamin-mineral eksikliğine bağlı halsizlikler ve en önemlisi de verilen kiloların diyet motivasyonunun geçmesiyle birlikte hızla geriye alındığını daha önce anlatmıştık. Ancak bu maddelerin kullanımlarında önemli bir miktada pankreatit gibi ölümcül yan etki ve de makul ödemi (görme problemi) bildirilmektedir.

Ancak Obezitenin bir kişinin organik ve psikolojik sağlığına getirdiği zararlar göz önüne alındığında, eğer kişi kilo vermede bir desteğe ihtiyaç duyuyorsa, doğru bir elektroakupunktur tedavisine de ulaşamıyorsa kilo verme süreci bu ilaçlarla doktor gözetiminde desteklenebilir ve desteklenmelidir. Ancak VİTAMİNOBALANCE ürünüyle birlikte kullanılarak inflamasyon inhibisyonu-oksidan nötralizasyonu ve inflamatuar maddelerin detoksifikasyonu ile yanısıra eksik vitamin-mineral replasmanı yapılmış olacağı için, yukarıda saydığımız yan etkiler olmamasının yanı sıra, iştah da büyük oranda azalacağı için bu enjeksiyon ilaçlarından kullanım miktarı da önemli ölçüde azalır. Örneğin ilk hafta en düşük doz olan 0.6mg doz kullanımı ile başlayıp, ikinci ve üçüncü haftalarda gün aşırı kullanıp sonrasında gerek duyulmayarak kesilebileceği gibi. Böylece bu ilaçlara bağlı özellikle pankreatit riski de neredeyse tamamen ortadan kalkmış olacaktır.

Liraglutid ve semaglutid aynı firma tarafından üretiliyor. Ancak yakın zamanda semalutid olan haftada bir kullanılan formunun ülkemizde satışa çıkmasından kaynaklı ve liraglutid’in (günlük kullanılan formun) patent hakkı dolması ve başka firmalarca da üretiminin başlamasından dolayı liraglutid’in fiyatı dramatik olarak geriledi. Victoza’nın şuan eczane satış fiyatı yaklaşık 40 dolardır. Bir iğne toplam 18mg madde içerir, 3ml sıvı içerisinde. Her nekadar eczanelerden reçetesiz olarak direk hastalara satış olsa da bir dahiliye hekimine muayene olarak bu ilaçları kullanmanız daha doğru olacaktır. 1dizyem/gün = 0.6mg kullanımı ile sınırlı tutmak, olası yan etkilerin görülme ihtimalini neredeyse sıfırlayacaktır. Ayrıca bu düşük doz kullanımı ile bir iğne miktar olarak bir ay kullanım için yeterli olarak daha ekonomik olacaktır.

İlk ay sonunda VİTAMİNOBALANCE‘ın detoksifikasyonu ve kazanılan beslenme alışkanlığı ile düzenlenen hormonal ve vitamin dengesi sayesinde, diğer aylar liraglutid’in kullanıma bile gerek kalmayacaktır. Böylece kolay, hızlı, kas kaybı ve sarkma olmadan ve yorgunluklar hissetmeden, kalıcı ve sağlıklı bir şekilde, ayrıca ekonomik olarak kilo verilebilir.

Bu arada ülkemizde yeni satışı başlayan haftalık form olan semaglutid’in fiyatının liraglutid’e göre yüksek olmasının dışında yan etkileri de daha fazladır. Çünkü bir anda bir haftalık yüksek doz verilmesi gerekliliğinden dolayı semaglutid’de bulantı, kusma, karın ağrısı, baş dönmesi ve halsizlik yan etkileri liraglutide göre çok daha yüksektir. Tabiki buna bağlı olarak da pankreatit riski daha da yüksektir.

Bu açıdan liraglutid’in haftalık doz yüklemesi yerine günlük parçalanmış olarak daha düşük etkinlik dozunda kullanılması, VİTAMİNOBALANCE ile birlikte kullanımında daha da düşük dozlara inebilme imkanı vermesi sayesinde, kusma, karın ağrısı ve aşırı halsizlik ve pankreatit gibi komplikasyonların görülme ihtimalini çok azaltır. Ayrıca tedavi maliyeti de bu sayede çok daha düşük olcaktır.

O Halde Evde Kilo Vermek İsteyen Kişi

1. Hedef Belirleme

Bir hedef kilo belirlemeli. Bir de zaman aralığı. Örneğin “90 kilodan 75 kiloya gelmek istiyorum. Bu ayki hedefim en az 2 kilo vermek” gibi. Ulaşılabilir bir hedef belirleyerek ona ulaşma inancını yüksek tutmak, başarabildiğini görmek motivasyonel gücü artıracaktır.

Görsel de hedef konulmalı. “Bu pantolonumu giyebilecek duruma geleceğim” o pantolonunu giyme hayalinin verdiği mutluluk önemli bir motivasyon kaynağı olacaktır.

Yalnız yaşayan ve ya birlikte yaşadığı kişilerle iyi bir iletişimi olmayan hastaların online da olsa bir diyetisyenden destek alması “birisi tarafından takip edildiğini bilmesi, başarısını paylaşacak birini bulması” açısından faydalıdır. Süperego.

2. Beslenme

Beslenme olarak bir sonraki konu olan “kliniğimizde kilo verme tedavisi” içerisindeki beslenme programını kullanabilirsiniz.

3. NOROBALANCE Kullanımı

NOROBALANCE‘tan her akşam saat 21:00 civarında bir kapsül kullanılmalı. Böylece 22:30-23:00 saatlerinde uykuya meyil başlayacaktır. (ilk günler 2 kapsül de kullanılabilir)

(gündüz serbest olan çay ve kahve akşam 18:00 den sonra içilmemeli. Bunlar yerine adaçayı, nane, kekik, papatya gibi bitki çayları içilebilir)

4. VİTAMİNOBALANCE Kullanımı

VİTAMİNOBALANCE kullanımı ilk üç gün sabah ve akşam olmak üzere günde iki kez kullanılabilir. Sonrasında günlük bir saşe kullanılmaya başlanabilir.

5. Spor

İlk hafta spor yapılmamalı, daha çok beslenme düzenine uymaya odaklanılmalıdır. İkinci hafta başlayacak tempolu hızlı yürüyüş günde en az 30 dk, en fazla 60 dk yapılmalıdır. Daha fazla spor yamak isteyenler aralarını açarak sabah ve aksam olmak üzere günde iki kez 30-45 dk arası yapabilir.

6. İlaç Desteği

Bunlar bir kişinin sağlıklı kilo vermesi için genellikle yeterlidir. Ancak bir desteğe ihtiyaç duyulursa, doktorunuza muayene olarak liraglutid (Victoza) enjeksiyon tedavisi 0.6mg olan en düşük dozdan kullanılabilir. İlk hafta hergün, ikinci ve üçüncü hafta günaşırı kullanılıp sonlandırılabilir. (Bu enjeksiyonu kendimiz nasıl yapacağımızı youtube kanalımızdaki videoda detaylı olarak anlattık)

SSS – Sık Sorulan Sorular

Kilo verme süreci neden zorlu geçiyor?

Kilo verme süreci; vücuttaki inflamasyon, vitamin-mineral eksiklikleri, insülin direnci veya psikolojik etkenler nedeniyle zorlaşabilir. Bu nedenle kilo vermeye başlamadan önce bu engellerin ortadan kaldırılması, süreci hem kolaylaştırır hem de kalıcı hale getirir.

VİTAMİNOBALANCE kilo vermede nasıl yardımcı olur?

VİTAMİNOBALANCE; eksik vitamin ve mineralleri tamamlar, vücuttaki inflamasyonu azaltır, toksinlerin detoksifikasyonunu kolaylaştırır ve insülin direncini dengeleyerek kilo verme sürecini hızlandırır ve sağlıklı kılar.

NOROBALANCE neden kilo verme programına dahil edilmeli?

NOROBALANCE, bozulmuş nörotransmitter dengesini yeniden kurar. Uyku düzenini sağlar, duygusal yeme ihtiyacını azaltır ve kilo verildikten sonra kilonun tekrar alınmasını önler. Stres, kaygı ve mutsuzluk kaynaklı aşırı yemeyi kontrol altına alır.

Zayıflama iğneleri (GLP-1) güvenli midir?

GLP-1 analogları (liraglutid, semaglutid gibi) doktor gözetiminde ve VİTAMİNOBALANCE ile birlikte kullanıldığında daha güvenli hale gelir. Tek başına ve yüksek dozda kullanımda bulantı, kusma ve pankreatit riski artabilir. Bu nedenle mutlaka uzman bir hekim tarafından reçete edilmesi önerilir.

Kilo verdikten sonra neden tekrar kilo alınıyor?

İnflamasyon giderilmeden ve vitamin-mineral eksiklikleri tamamlanmadan yapılan kilo verme girişimlerinde, ilaç veya diyet bittikten sonra 6 ay ile 2 yıl içinde tüm kilolar geri alınır. Buna “yo-yo etkisi” denir. Kalıcı kilo verme için metabolik dengenin sağlanması şarttır.

Evde kilo vermek için en önemli adımlar nelerdir?

Hedef kilo ve zaman dilimi belirlemek, VİTAMİNOBALANCE ve NOROBALANCE kullanımına başlamak, beslenme düzenine uymak, ikinci haftadan itibaren günde en az 30 dakika tempolu yürüyüş yapmak ve gerekirse doktor gözetiminde düşük dozda liraglutid kullanmak evde sağlıklı kilo vermenin temel adımlarıdır.