Cinsel İstek Nedir?
Cinsel istek ve ya cinsel arzu için libido terimi de sık kullanılır. Cinsel istek henüz ereksiyonun başlamadan önceki bilinç dışı dönemdir. Cinsel istek üzerinde etkili olan faktörleri inceleyelim;
A) Pineal Gland, Uykusuzluk ve Melatonin
Pineal gland (Epifiz bezi) beynin cinsel istek, uyku ve psikolojik duygu durumu ile ilgili olan bölümdür. Bu üç etki birbiriyle de çok yakın ilgilidir. Uykusuzluk ve Psikotik duygu durum bozuklukları cinsel isteği azaltır. Melatonin hormonunun salgılandığı yerdir burası aynı zamanda. Melatonin doğal salgılanışı uyku ile de ilgilidir ve cinsel isteği normalleştirir.
Uykusuzlukta besin takviyeleri ile alınan doğal olmayan melatonin de cinsel istek ve uyarıda önemli olan hipofizin ön bölümünden salınan hormonları da baskılar. (Uyku bozukluğunda uykuya kolay geçiş ve uyku derinliğini artırdığı ve norotransmitter dengesi sağlayarak anksiyete, stres ve cinsel isteksizliğin normalleşmesine yardımcı olan NOROBALANCE’ı kullanıyoruz.)
VagoBalance nefes egzersiz ve terapotik frekans sesleri de nörotransmitter dengelemesi sağlayarak uyku ve cinsel istek normalleşmesine büyük katkı sağlar.
B) Pineal Gland, Duygu Durum Bozuklukları ve Serotonin
Depresyonda da serotonin miktarı azalmıştır ve yine çok hassas (terapotik penceresi dar) bir molekül olduğu için birçok yan etkisi oluşur. İlaç kullanarak optimum doz ayarlamak mümkün değildir. SSRI-selektif serotonin reuptake inhibitörleri serotonin miktarını artırır. Sitalopram (citol), Sertralin (selektra, Lustral), Fluoksetin (Fulsac, Prozac) Paroksetin (paxil, paxera) belli başlı ana ilaç gruplarıdır. Depresyonun etkilerini azaltması için verilen bu ilaçlar yine çok hassas olan terapotik düzeyinden dolayı kullanılmaya başladıktan sonra sertleşme ve ereksiyon süresinde kısa bir artış olsa da, bir süre sonra genellikle cinsel isteği önemli miktarda baskılayarak cinsel isteksizlik nedeni olarak karşımıza gelir.
SNRI-Serotonin Noradrenalin Reuptake İnhibitörleri bu alanda hem cinsel istek hem de ereksiyonu baskılamasından dolayı en fazla şikayet aldığımız ilaç grubudur. Venlafaksin (efeksor) ve Duloksetin (duloxx, nexetin, cymbalta)
Antidepresanlara bağlı özellikle serotoninerjik nedenli cinsel istek azalması durumunda, bu ilaçlar yerine NDRI-noradrenalin Dopamin reuptake inhibitörü Bupropion (wellbutrin) verilir ancak bu ilaç da yine noradrenalin üzerinden sertleşmeyi azaltır. Serotonerjik ilaçlardan Trazadon (desyrel) ise 5HT-2 üzerinden etki gösterdiğinden bunun da yan etkisi daha azdır.
Sonuç itibari ile depresyonun kendisi de buna karşı kullanılan antidepresanlar da cinsel isteği azaltabilir. Aynı şekilde uyku bozukluğu da, buna karşı kullanılan melatonin de yine cinsel isteği azaltmaktadır.
Bu yüzden hafif ve orta derece depresyonda antidepresan kullanılarak cinsel istek azalması olmaması için öncelikle, NOROBALANCE kullanımını ve bunun yardımıyla uykunun düzenlenmesini tavsiye ediyoruz. Ancak daha uzun süredir var olan ve daha ağır depresyonda Elektroakupunktur ve Elektrohomeopatinin yapılmasını da mutlaka öneriyoruz.
C) Dopamin ve Cinsel İsteksizlik
Hipotalamustan salgılanan dopamin hormonu cinsel istek üzerinden uyarılma başlatarak ereksiyonda çok önemlidir.
2000’li yılların başında, “santral sistem viagrası” diye reklamı yapılan dopaminerjik etkili apomorfin içeren, “Uprima” ticari ismiyle bir ilaç çıkarılmıştı. Ancak dopamin beyindeki her norotransmitter gibi pikogram düzeyinde çalışan çok hassas moleküllerdendir. Apomorfinin hastanın duyarlılığına göre belli bir dozda cinsel istek ve uyarım yaparken, dozun çok az daha artması hipotansif senkoplar, biraz daha değişince antiParkinson etkisi, biraz daha artınca da şiddetli bulantı kusma ortaya çıkar. Kullananlardan alınan hayati yan etkiler dolayısı ile kısa sürede toplatıldı.
Dopamin vücuttaki düzeylerini tam olarak ölçemesek de, düşmesine yanıt olarak kanda ölçtüğümüz prolaktin düzeyinin artışını ölçerek dopamin miktarını tahmin edebiliyoruz.
Dopamin Neden Düşer?
Organik olarak düşüklüğünde önemli bir kısım:
- Yüksek stres ve uykusuzluk: Hem uykusuzluk hem de yoğun stresin normalleşmesine yardım eden NOROBALANCE ilk hafta akşamları iki kapsül sonrasında, tek kapsül kullanılarak devam edilir.
- İnflamatuar sitokinlere bağlı dopamin salınımı azalır. TNFalfa, İL1B, İL6, İFgama hipotalamusta dopamin üretimini baskılar. (Şeker hastalığı genellikle nedendir. Tedavi sonrası cinsel istek normalleşir.)
- B vitamin eksiklikleri: B6, Folat. Minerallerden Magnezyum, Demir. (Bunların hepsini içeren VİTAMİNOBALANCE bir ay her gün, ikinci ve üçüncü aylar gün aşırı kullanılmalı.)
- Barsak flora bozukluğu. Tıpkı serotonin hormonu gibi dopaminin önemli bir bölümünün kaynağı barsaklardır. (VİTAMİNOBALANCE oksidatif stresi azaltarak barsak mikrobiyatasını düzeltir.)
- Sürekli Aşırı Dopaminerjik aktivite: Şekerli ve unlu gıdaların sürekli tüketimi, sosyal medya ve oyun bağımlılığında ve ya kokain gibi uyuşturucuların kullanımı (kokain, amfetamin-ritalin ve metamfetamin, Ecstasy-serotoninle birlikte, Opioid grubu morfin, eroin, fentanil-dopamin salınımını engelleyen nöronları uyararak), Nikotin ve Esrar…) beynin çok hassas dopamin salgılanma sistemine zarar verir ve bağımlılık yapması ile tekrarlayan kullanım sonucu beynin bu fonksiyonunu tamamen bozabilir. Aşırı miktarda dopaminlere yanıt olarak reseptörlerinde downregulasyon oluşur. Bir müddet sonra sıradan davranışlardan zevk alınamaması ortaya çıkar. İlerleyen dönemde dopamin düzeyi de düşer. İlk kullanımda keyif verse de kısa sürede geriye gelmesi çok zor olan cinsel isteksizliğe neden olabilir.
- Huzursuz bacak ve parkinsonda da dopamin yetersizliğine bağlı cinsel istek azalmıştır.
Dopamin Düşüklüğünde Tedavi
Tedavide Parkinson ilaçları olarak da bilinen dopamin agonistleri (kabergolin-dostinex ve ya bromokriptin-parlodel) sık kullanılır ancak yukarıda apomorfin için anlattığımız nedenlerden dolayı, vücudun hormonal sistemine ve özellikle norotransmitter ağına ilaçla müdahale etmek yerine, tedavi prensibi vücudun dengelemesini sağlamak olmalıdır.
Tedavi öncelikle nedene yönelik olmalıdır. Şeker hastalığına bağlı vücut inflamasyonu yüksekse şeker hastalığı tedavisi yapıyoruz.
Şeker hastalığı olmadığı halde dopamin düşükse;
- NOROBALANCE akşamları iki kapsül kullanımını (uyku ve stres yönetimi için. Burada profesyonel olarak elektroakupunktur, elektrohomeopati çok etkilidir. Evde ise uykunun yeterli süre ve derinlikte sağlanması ile norotransmitter dengesinin sağlanması amacıyla NOROBALANCE’ın kullanımını tavsiye ediyoruz. Ayrıca glisemik indeksi yüksek gıda tüketimi, kokain ve internet gibi bağımlılıklardan kurtulmak amacıyla yoksunluk dönemi etkilerini azaltabilmek için de NOROBALANCE kullanımını öneriyoruz.)
- VİTAMİNOBALANCE iki aylık kullanımını öneriyoruz. (İnflamatuar maddelerin detoksifikasyonu, vitamin ve mineral eksikliği ve barsak florasının düzelmesini desteklemesi için.)
D) Testosteron Eksikliği ve Cinsel İsteksizlik
Gelelim cinsel istekten başlayarak ereksiyonun tüm basamaklarını ve hatta erkeğin tüm hayatını etkileyen hormon olan testosterona. Hipotalamus arkuat nukleusundan salınan GnRH 12-14 yaşına kadar baskılanmıştır. Bu yaştan sonra artar ve ön hipofizden LH ve FSH hormonlarını salgılatır. Pulsatil olarak 2-3 saatte bir 2-3 dakika salınır. Aynı ritim LH hormonunda da görülür ve salınım döngüleri paraleldir. LH ise testiste Leydig hücrelerinden testosteron üretimini sağlar.
Testosteronu burada biraz daha detaylı inceleyelim.
Erkeklerde üretilen testosteronun çoğu %95 testiste Leydig hücrelerinden üretilir. Testosteron, DHT (dihidrotestosteron), androsteron vücutta en yüksek miktarda bulunan formlarıdır. %5’i de surrenal bezde üretilir. Bayanlardaki surrenal bezden salgılanan testosteron ile koltuk altı ve suprapubik kıllanma olur. (Erkeklerde de karaciğer ve testis-sertoli hücrelerinden östrojen salgılanır. Miktar olarak kadınlardakinin %20’sinden daha az olarak. Ayrıca erkeklerde testosteron yağ hücrelerinde aromataz ile östrojene dönüşebilmektedir.)
Testosteron steroid yapısında bir hormondur; yani kolesterolden ve asetil CoA’dan üretilir. %97 bağlı halde (albümin ve SHBG’ye), %3’ü serbest haldedir. Salındıktan sonra dolaşımda birkaç saatte etkisini gösterir ve ya ortadan kaldırılır. Hedef dokuda genelde daha etkin form olan dehidrotestosterona 5alfa redüktaz enzimi ile dönüştürülür.
Anne rahminde tüm erkeklerde kadın fenotipi üzerine gelişirken, testosteron varlığında penis, skrotum ve testisler oluşur. Özellikle HCGT (human chorionik gonadotropin) etkisiyle fetüs testislerinden üretilen testosteronun üretimi doğum ile büyük oranda sonlanır.
Testosteron 12-14 Yaşından Sonra Tekrar Üretilmeye Başlanarak Neler Yapar?
Cinsel aktivite döngüsünün her basamağına girer:
- Cinsel isteğin baş aktörü
- Ereksiyonun oluşumunda penil kanlanmada etkisi vardır
- Orgazmda etkilidir. Testosteron eksikliğinde emisyonu sağlayan başta seminal vezikül atrofiye olur. Prostat sıvısı ve sperm sayısı azalır.
- Genital organları büyütür. Penis, testisleri, skrotumu, prostat ve seminal vezikülü yaklaşık 8 kat büyütür. Bu artan hacmin devamlılığını da sağlar.
- Pubik kıllanma (göğüs, sırt, linea alba, bacak kıllanma), yüzde kıllanma, baş bölgesinde saç dökülmesi.
Fertiliteyi etkiler:
Sertoli hücrelerini uyararak sperm oluşumunu destekler.
Duygu durum ve kognitif beceriler üzerinde etkisi vardır:
Eksikliğinde anhedoni (yaşam zevkinde azalma) oluşur. Düşünme ve hafıza üzerinde de etkisi vardır.
Protein sentez ve depolaması özelliği ile tüm vücudu etkiler:
- Kas oluşumu erkeklerde kadınlardan %50 daha fazladır.
- Kemik matriksi oluşumu ve kalsiyum tutumu. Kemik kalınlığını sağlar.
- Eritrosit sayısı hastane referans aralıklarına baktığımızda kadınlara göre %20 civarında daha yüksektir.
- Cildi kalınlaştırır ve cilt altı yağ salgısını artırarak akne oluşumlarına neden olur.
- Larinx mukoza kalınlaşması-hipertrofisi ile ses kalınlaşması.
- Enzimleri oluşturarak metabolizmayı %10-15 oranında artırır.
Testosteron Neden Azalır?
- Yaş: Klimakteryum normalde 40’lı yaşlardan sonra başlayan dönem olarak kabul edilse de, 30’lu yaşların başlarında testosteron miktarı azalmaya başlar ve 50’li yaşlardan sonra bu düşüş hızlanır.
- Stres ve kortizol: Yoğun stres, tıpkı bayanlarda hipotalamo-hipofizer aksta bozulma yaparak östrojen üretimi üzerinden adet düzensizliği oluşturduğu gibi, erkeklerde de testosteron salınımını baskılayabilir. Başta stres durumunun normalleşmesi ve kortizolün hipotalamus üzerindeki baskısını ortadan kaldırmak amaçlı NOROBALANCE kullanımını öneriyoruz. İlk hafta her akşam iki kapsül, sonraki günler tek kapsül olarak.
- İnflamasyon: Dünyaya adım atmadan anne rahminde toksinlere maruz kalmaya başlıyoruz ve annenin bir miktar toksinini alarak dünyaya geliyoruz. Bundan sonra da her geçen gün vücudumuza eklenen toksinler inflamasyon oluşumuna neden oluyor. (Kilo alımından şeker hastalığına ve kansere kadar bir çok hastalığa da neden olur.)
- İnflamatuar sitokinler; direkt hipotalamustan GnRH salınımını azaltır. (Ayrıca inflamasyon varlığında TRH, GHRH ve dopamin salınımı azalır.)
- İnflamasyon nedenli oksidatif stres; testiste testosteron yapımını engeller. (Oksidatif stresin protein harabiyetiyle gen ekspresyonunu baskılaması ve post translasyonel enzim aktivitesini bozması nedenli. Enerji üretimini azaltarak sentez için gerekli ATP miktarı karşılanamaz. Oksidatif stresin organizmayı anaerobik solunuma yönlendirmesiyle asidoz oluşur ve dolaşımı engellediği için metabolik toksinler uzaklaşamaz. Bunlar da sentez enzimlerinin çalışmasını olumsuz etkileyen bir başka faktördür. Dolaşım bozulmasına bağlı testise gerekli aminoasit ve vitaminler de daha az ulaşır.) İnflamatuar toksinlerin vücuttan atılmaları için VİTAMİNOBALANCE’ın kullanılmasını tavsiye ediyoruz.
- Vitamin-mineral eksiklikleri: Özellikle B vitamin kompleksi ve mineraller eksikliğinde metabolik aktivite azalır. Bu vitamin ve minerallerin replasmanı için VİTAMİNOBALANCE kullanımını öneriyoruz.
- Hipo-hipertiroidi: Özellikle hipotiroidi durumunda metabolizma yavaşlamasına bağlı testosteron üretimi azalırken hipertiroidide ise SHBG artarak aktif form olan serbest testosteron miktarı azalarak testosteron işlevi azalır.
- Yağlanma: Vücutta artmış yağlanma ile aromataz enzimi dolayısı ile testosteron hormonu östrojene dönüştürülerek testosteron miktarı azalır. Tedavi olarak kilo verilerek erkeklerde bel çevresi 94 cm altına düşürülmesi önerilir.
E) Psikolojik Nedenler ve Geçmiş Cinsel Başarısızlık
Cinsel isteksizlik nedenlerinden çok sık rastlanan ancak göz ardı edilebilen bir konu da erkeğin daha önce yaşadığı bir cinsel başarısızlık öyküsüdür. Cinsel başarısızlık bir erkek için en büyük travmalardan biridir ve vücut bilinç dışı olarak olası bir travmayı tekrar yaşamaması için cinselliğe kalkışmasını istemez ve bunun için cinsel isteksizlik oluşturabilir.
Bilinç dışı olarak kastrasyon fobisi, yoğun anksiyete durumları ve ya çocuk sahibi olma korkusu da cinsel isteksizlik oluşturabilir.
Genel olarak hipogonadizm denilen vücutta testosteron üretimi azaldığında tedavi olarak testosteron hormon replasmanı öncesinde altta yatan nedenlerin ortadan kaldırılması gerekir. Böylece zaten kendiliğinden vücutta testosteron üretimi artmasının yanısıra replasman edilecek testosteron miktarı ve yan etkileri azalır.
Doğal testosteron üretimini kas gerim egzersizleri artırır. (Kas kitlesi ile testosteron arasında “yumurta mı tavuktan çıkar, tavuk mu yumurtadan çıkar” benzeri bir ilişki vardır.)
Sık Sorulan Sorular (SSS)
Cinsel isteksizlik neden olur?
Cinsel isteksizlik; hormonal dengesizlikler (testosteron, dopamin, serotonin eksikliği), uyku bozuklukları, depresyon, kronik stres, inflamasyon, vitamin-mineral eksiklikleri, obezite, tiroid hastalıkları ve psikolojik travmalar gibi pek çok farklı nedene bağlı olarak gelişebilir.
Testosteron düşüklüğü cinsel isteksizliğe neden olur mu?
Evet. Testosteron, cinsel isteğin baş aktörüdür. Düşük testosteron (hipogonadizm) durumunda libido belirgin şekilde azalır, ereksiyonda güçlük yaşanabilir ve genel yaşam enerjisi düşer. 30’lu yaşlardan itibaren başlayan bu düşüş, 50 yaş sonrasında hızlanır.
Antidepresanlar cinsel isteksizlik yapar mı?
Evet. Özellikle SSRI ve SNRI grubu antidepresanlar, uzun süreli kullanımda cinsel isteği ve ereksiyon kalitesini olumsuz etkileyebilir. Bu durumda ilaç değişikliği veya destekleyici tedaviler konusunda doktorunuzla görüşmeniz önerilir.
Dopamin eksikliği cinsel isteği etkiler mi?
Evet. Hipotalamustan salgılanan dopamin hormonu cinsel istek üzerinden uyarılmayı başlatır ve ereksiyon sürecinde kritik rol oynar. Stres, uykusuzluk, bağımlılıklar ve inflamatuar durumlar dopamin düzeyini olumsuz etkileyerek cinsel isteksizliğe yol açabilir.
Uykusuzluk cinsel isteği azaltır mı?
Evet. Pineal bez (epifiz bezi) hem uyku hem de cinsel istek düzenlemesinde görev alır. Uykusuzluk, bu iki işlevi de olumsuz etkiler. Ayrıca melatonin takviyesi de ön hipofizden salgılanan cinsel istek hormonlarını baskılayabilir.