Ereksiyon Boz. Tetkik-Tahliller

1 – Penil Doppler


Penil doppler, ereksiyon bozukluğunun değerlendirilmesinde basit, doğru uygulandığında risksiz ve noninvasif (girişimsel olmayan) bir test olması dolayısıyla subjektif yönlerine rağmen şüpheli durumlarda klinisyene önemli bilgiler verebilmektedir. Günümüzde ereksiyon bozukluğu (sertleşme sorunu) özellikle 2000li yılların başından itibaren endüstriel beslenme, hareketsizlik ve strese bağlı  atherosclerosun (atardamar daralma ve sertleşmesi) artışıyla maalesef erkekler arasında sık rastlanan bir hastalık haline gelmiştir. Bu yüzden doktorların ereksiyon bozukluğu varlığı ve derecesi hakkında bilgi aldığı penil doppler testinin ne olduğu, neden yapıldığı, ne işe yaradığı, penil doppler testi ile hangi bilgilere ulaşılabildiği ve nasıl yapıldığı daha fazla merak edilmektedir.

Penil Doppler Nedir?

Penil doppler, Penil Duplex Doppler Ultrasound testinin biraz daha kısaltılarak ifade edilmesidir. Duplex kelimesi hem Doppler hem de Ultrasound-B Mode görüntülemelerinin bir arada yapılacağını belirtir. Penil Ultrasound (USG)-B Mod da ,penis anatomik olarak incelenir. Cavernous cisim hacimleri, bütünlüğü ve patolojileri, arter çapları ve yapıları, penis zarları içindeki birikimler,penise uzanan ligamanların yapısı ve bütünlüğü, üretral yapı ve patolojileri incelenir. Penil Doppler kısmında ise penil dokudaki hareketli yapı olan kan akış hız ve yönü ,buna bağlı patolojik durumlar hakkında bilgi sahibi olunur. Penis atardamar ve toplar damarları incelenir. Özellikle Cavernous arter içerisinden geçen kan akım hızları ölçülür. Penil doppler testi için kişi sakin bir odaya alınır. Önce penisle ilgili anatomik incelemeler yapıldıktan sonra penise vazoaktif bir ajan enjeksiyonu ile vazodilatasyon (damar genişlemesi) sağlanarak ereksiyon başlatılır. Bu arada kişi ereksiyonun başlamasını kolaylaştırabilmek için “audiovisual sexual situmulation” denilen cinsel uyarı yardımı da alabilir. İdeal penil dopplerde penise verilen vazoaktif ajan en düşük dozdan itibaren başlayarak verilen ajanın cinsine göre (pge1-alprostadil veya PDEinhibitörü-papaverin) cevap alınana kadar her 15-20 dakikalar arasında doz artırılarak oluşan yanıt izlenmelidir. Ancak maalesef pratikte bu durum çok vakit alabileceğinden, yapılan tek doz uygulama sonrası 5.-10.-15. ve 20. dakikalarda cavernous arterden geçen kan akım hızları ölçülerek rapor edilir.

Penil Doppler Ne İşe Yarar?

Penil doppler testi, penis anatomik yapısı ve patolojileri hakkında da birçok bilgi almamızı sağlasa da daha çok vasküler (damarsal) nedenli erektil disfonksiyon (ereksiyon bozukluğu) tanı ve derecesi ile ilgili bilgileri elde etmemizi sağlar. Erektil disfonksiyon “var” ve ya “yok” tarzında bir bozukluktan daha çok dereceleri olan bir cinsel performans azalmasıdır  ve penil doppler testinde vazoaktif ajan bakımından düşük dozdan başlayarak doz artırarak yapılacak bir penil doppler testi, ereksiyon bozukluğunun derecesini gösterme bakımından ideal olabilir.

Penil Doppler Testini Kim Yapar?

Penil doppler testini, ereksiyon bozukluğu tedavisi yapan ve bu görüntüleme hakkında eğitim almış tüm hekimler tarafından yapılabilse de özellikle ultrasound değerlendirilmesi bir radyoloji uzmanı tarafından yapılmalıdır. Özellikle peniste anatomik olarak yapısal bir patoloji varlığından şüphelenilirse, Gri skala denilen usg modundaki inceleme mutlaka bir radyolog tarafından yapılmalıdır. Diğer branşlardaki hekimler tarafından sadece tedavi prognozu hakkında bilgi alınması için kullanılabilir.

Penil Doppler Neden Yapılır?

Penil doppler testi hemodinamik-vaskülojenik erektil disfonksiyonun varlığı ve derecesi hakkında bilgiler verebilir. Ayıca vasküler (damarsal) neden dışı patolojilerin (penil fraktür, IPP-Peyroni plakları, kistik yapılar, agenezi ve malformasyonlar vb) olup olmadığını incelemek için de tercih edilebilir.

Penil Doppler Sonucunda hangi bilgiye ulaşılır?

  • Kişide erektildisfonksiyonun vasküler-hemodinamik nedenli olup olmadığı ve derecesi (atheroscleros, atrezi ve darlılar, yetmezlikler),
  • Venöz kaçış, fenestrasyon, arteriovenöz fistül varlığı,
  • Peyroni plak (IIP-Induratio Penis Plastica) varlığı ve lokalizasyonu büyüklüğü,
  • Cavernous doku agenezi-hipogenezisi, fraktürleri (kırılmaları), kistleri, hematom ve abseleri,
  • Ligaman laserasyon ve rüptürleri,
  • Üratral anomaliler (Hipospadias, laserasyon vb).

İdeal penil duplex doppler ultrasound testi düşük dozda vazoaktif ajan verilerek, cevap alınamayan her 15-20 dk aralarla doz artımı yapılırsa ve işlem sonrasında hasta priapismus riski yönünden işlem yapan hekim ile irtibat halinde kalınması halinde ereksiyon bozukluğu derecesini belirleme ve bir kısım nedenleri dışlama konusunda iyi bir testtir. Ancak genellikle penil doppler testi yapan kişilerin hastalara tek doz uygulama yapması, cinsel situmulasyon gibi subjektif öğeler içermesi ve kişinin rahat ereksiyon oluşumunu engelleyebilecek klinik ortamı, bu testin sensitivitesini düşüren en önemli nedenlerdir.


2 – Tahliller

sertleşme sorunu

BİOTHESİOMETRE:

Penisin nörolojik yapısının değerlendirilmesi için kullanılabilen bir testtir. Özellikle diyabet hastaları ve radikal prostektomi geçiren hastalarda nöronal harabiyetin varlığını ve derecesini belirlemek için kullanılabilmektedir.

Belli frekansta vibratif uyaran oluşturan cihazın penis cildine temas ettirilerek hastanın duyu eşik değerleri saptanmaya çalışılır.

Basit, ağrısız ve kısa süren bir tetkik yöntemidir.

Laboratuar Tetkik

Kliniğimizde kişiden alınan kan örneği ile Erektil Disfonksiyon’a neden olabilen hormonal ve metabolik durumlar ortaya konulabilir. Basta testosteron seviyesi ve bu hormonla ilişkili hipofizer hormonların kan seviyelerinin belirlenmesi tanı ve tedavi açısından gerekli olabilmektedir. Metabolik olarak tiroid hormon seviyelerinin bilinmesi değerlidir. Sertleşme sorununun en önemli sebeplerinden olan atherosclerotic plak oluşum risklerini değerlendirmek, tedavi sonrasında birkaç yıl sonra tekrar sertleşme sorunu yaşamamak adına saptanıp ayrıca buna yönelik bir tedavi başlamak açısından önemlidir. Kilolu kişilerde İnsulin miktarı, açlık kan şekeri, özellikle diyabetli hastalarda son üç aylık kan şeker regulasyonunu gösteren HbA1c değeri incelenmelidir. Kan trigliserit ve total kolesterol miktarlarının saptanması yine atherosclerotic plak riskleri açısından incelenmesi gereken parametrelerdendir.

Bir gün öncesi akşam 20:00’dan sonra yemeyerek; şekerli sıvı almayarak sabah 10:00 – 11:00 saatleri arasında yapılması gereken bir tetkiktir.

 

max_num_pages); } ?>
sertleşme sorunu iletişim